Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim

Olağanüstü normal bir çocuğun hayatı: Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim Sevgili Rowling’in tatlı karakteri Luna Lovegood, Harry’nin kırılan burnunu düzelttikten sonra burnun nasıl göründüğünü soran Harry’e: Olağanüstü normal diye cevap verir. Muhteşem bir cevap değil mi?Normal hem de olağanüstü derecede… Sevgili Junior’ın hayatı da bence böyleydi, olağanüstü normal… Junior, bir Kızılderili kampında annesi, babası ve ablasıya […]

Devamını oku

Hadi bakalım kolay gelsin!

Uzun zamandır garip bir yoğunluğum vardı. Hayır, diyemediğim işler; gerçekten yaptığım işler derken karantinanın verdiği güce de dayanarak her ânımı doldurmuştum. Dunç Bey de benden farklı davranmayınca, fark ettik ki neredeyse 2-3 aydır iş dışında hiçbir şey yapamamışız.Meselâ ben, yağan azıcık karda yuvarlanamadım, kış günlerinin devam etmesini beklerken bir anda gelen bahar havalarında sahilde yürüyemedim, […]

Devamını oku

4 oda: Keyifle ürettiğim her şey…

“Geceleri yıldızlara ve aya, gündüzleri bulutlara ve güneşe bakmayı sevenlerdenim, Hayat koşturmacasının bana bunları yapmayı unutturmamasına gayret ediyorum. Göğe bakma durakları kıymetli benim için.” Kendini tanıtmasını istediğimde ilk olarak bu satırları yazıyor Eda Dereci. Ne kadar da güzel diyor. Çünkü hayat, hep orada olduğunu bildiğimiz pek çok şeyi, görmezden gelmemiz için bize oyunlar oynayıp duruyor. “Biraz […]

Devamını oku

“… Piyanist Hande Uçar Yanç eşlik ediyor…”

Kültür sanat haberlerinde eminim çok defa rastlamışsınızdır; “…. Devlet Opera ve Balesi’nde özel gece!…. solistlerine piyanist …. eşlik ediyor.” İşte bugün eşlik eden o piyanistlerden birini ağırlama şansı yakaladım. Ve bu defa da tatlı yanıtlarıyla birseysoyleyebilirmiyim.com’a eşlik etti. Hande Uçar Yanç… Kendisi bir korrepetitör… Bana sorarsanız oldukça zorlu ve bir o kadar da farklı bir […]

Devamını oku

“Seramiği başından beri çok kucaklamıştım”

Yaşantımla o kadar iç içe geçmiş bir şey oldu ki… Seramik benimle birlikte büyüyor, yaş alıyor gelişiyor gibi geliyor. Yani baştan beri çok kucaklamıştım ben seramiği zaten; ama şu anda böyle benim elim kolummuş gibi, ayrı değilmiş gibi geliyor. ODTÜ’de doktora ve ardından yine ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yayınları’nda devam eden çalışma hayatı, sanat alanındaki çeşitli […]

Devamını oku

Hani yine baharlar gelecekti?

Koronasıydı, pandemisiydi, orman yargınlarıydı derken gündemi yoğun bir yılı geride bırakırken tüm umudumuzu yeni yıla yüklemiştik.Sözde aşı olacak, pandemiyi bitirecek, ardından el ele tutuşup yağmur dualarına çıkacak (zira kuraklık, küresel ısınma, doğayı koruma adına pek bir şey yapmadığımız ortada; bizi ancak inşallah’lar maşallah’lar kurtarır), birbirimizi çok sevecek, kilo verecek, çok çalışacaktık. Hayatımızdaki tüm olumsuzlukların müsebbibi […]

Devamını oku

Tam bir SKANDAL!

Kendime sözler verdim, yetmedi buralarda yazdım ama yine olmadı, yine olmadı! 2020 yılı da en çok sevdiğim şeyle arama bir türlü kapanmayan mesafeler koyarken, bir yandan da onsuz yaşayamadığım bir yıl olarak kişisel tarihime geçti. Evet, “yazmak”tan bahsediyorum. Yazarak para kazanan biri olarak yazma eyleminden bir o kadar da uzak oluşumun nedenini ben de bulamıyorum. […]

Devamını oku

OHAL insanın kendine yakışanı ilan etmesidir! *

2020’nin ilk yazısından sonra pek çok kere yazı yazmaya niyetlendim ama kimi zaman sadece niyet etmek yeterli olmuyor ve eyleme de geçmek gerekiyor. Ben de hayatın biraz daha yavaşladığı bu günlerde belki daha çok yazarım ve daha çok okurum diye düşünüyorum. Ve başlıyorum… Buyursunlar mı efendim? Buyurdum bile mirimKendimi eve kapatalı 16 gün oldu, bu […]

Devamını oku

Eski yıl sonra erdi, yepyeni bir yıl geldi

2020’nin ilk yazısını az önce defterime yazdım. 2020 tarihini atarken oldukça garip geldi. Ben ki küçüklüğümden beri günlük tutan ve düzenli olarak sayfalara tarih atan biriyim yine de yılların geçtiğini pek anlayamamışım. İnsan saysa da, kendi defterine kendi takvimini yapsa da (geçen yılın hedeflerinden biri bullet journal* idi ve evet yaptım) yine de fark etmiyor. […]

Devamını oku